Void Meditation Center

Tibet Boşluk Meditasyonu ve İnziva

Birkan Bilinç

Boşluk...

Tibet uyanış felsefesine göre boşluk, ancak tam zihinsel sağaltma ve düşünsel, bedensel arınım yoluyla gerçekleştirilebilir. Bu görüş zihni keskin bir bıçak olarak tasvir eder.  Metafizik zihnimiz maddi bir temeli olmayan benlik düşüncemizin sonsuz devamlılığını sağlar.  Bu zihin beynimizde maddesel nöral ağlar arasında oluşan elektriksel düşünsel zihinden ayırt edilir. Metafizik zihin her şeyi kapsayan Bilinçtir. Tibet düşüncesine göre hiçbir şey Bilinç’ten ayrı değildir. Hepimiz özümüzde bu farkındalığa sahibiz. Ancak dünyasal döngüye (samsara) bir beden bularak doğduğumuzda boşluk bilincinin farkındalığını kaybederiz. Tibetliler buna "ayrılık illüzyonu" derler. Ayrılık illüzyonu tüm sorunlarımızın temelinde uzanan ve ancak boşluğun farkındalığı (benlik düşüncesi yitimi) ile sonlanan beden düşüncesidir. 

Beden bulan benlik düşüncesi boşluk farkındalığını kaybederek kendini, ölümlü, yalnız, evrenin bir köşesinde konumlanmış Dünya gezegenine fırlatılmış zanneder. Tam olarak bu yüzden tüm hazsal (suka) ve acısal (duka) deneyimlerini kader olarak algılarken, varoluşun yegane aracı olarak maddi benliğini görür. Dışsal bağımlılık temelli bu görüş maddi ihtiyaçlar karşılandığında tatminsizliğe, karşılanmadığında ise hayal kırıklığı ve öfkeye dönüşür. Tibetliler benlik düşüncesinin bu durumunu canlı ve hayatta olmak durumuna özgü bir cehalet olarak tanımlarlar. Bu cehalet ancak benlik düşüncesinin yitimiyle son bulur. Fakat Tibetliler derin zihinsel odaklanma ve boşluk meditasyonu yoluyla bu cehalet duvarının kırılabildiğini, kişinin yaşarken bu farkındalığa ulaşabileceğini savunur.

Ayrılık illüzyonu parçalandığında kişi “hakikat”e uyanır. Tibet uyanışçılığına göre “hakikat“ benlik düşüncesi yitiminin ötesinde hiçbir hakikat olmadığıdır.  Yok olmayan ebedi ve ezeli metafizik zihin, boşluğa, ait olduğu yere geri döner. Bu andan itibaren uyanmış metafizik zihin, uyanıklık halini geçici hayatı boyunca  yaptığı bedensel ve zihinsel çalışmaya bağlı olarak ancak belli bir süre devam ettirebilir, ve sonrasında uyanıklığını  kaybederek yeniden döngüsel bilinç durumuna (samsara) geri döner. Tibet uyanışçılığına göre bu döngü sonsuzdur ve gerçek kurtuluş ancak söz konusu döngüden çıkmaktır.